Seçme haberler 1

ANLI'NIN AĞZI AÇIK KALDI
Kanal D'de yayınlanan Dobra Dobra Programını Şenay Düdek'le birlikte hazırlayıp sunan Müge Anlı; Ankaralı Turgut'un sözleri karşısında dumura uğradı. Anlı'nın ağzı nasıl açık kaldı.






 


********************************
TUĞBA EKİNCİ HABERLERİ
Tuğba Ekinci'yle ilgili olarak medyada yayınlanmış en geniş haber arşivi

Tuğba Ekinci Fotoğraf Galerisi
*********************************


VARİS
Varis nedir? Nasıl Oluşur, Nasıl tanı konur,Gebelikte Varis. Tekrarlama riski...

********************************
Batmanlı Kızların Feryadı "Yalnız Kaldık"Batmanlı kızların sesi ve yüreği olan 9 genç kız; köylerinde yalnız kaldı. “Çığlık attık, duyan olmadı” diyorlar. Dokuz genç kız; bölgedeki birçok genç kızı ölüme sürükleyen bölge koşullarını protesto ediyor.

Belgin Elçioğlu'nun Haberi DEVAMI
.......................................................
Edvard Munch'un Çalınan Tabloları...Annesi VEREMDEN öldüğünde küçücük bir çocuktu; Beş kardeş için zor günler başlamıştı. Beş yaşına geldiğinde ablası da o aman vermez hastalığın, yani VEREMİN, kurbanı olacaktı... Onun; hayatını kazanabilmek için yapabileceği tek birşey vardı ve o da onu yaptı: RESİM
Tevfik Elçioğlu yazdı.

Edvard Munch'un hayatı ve resimleri Özel Sayfayası tıklayınız.
.....................................................
"Doğmamış Çocuğa Mektup" annesini kaybettiOriana Fallaci ÖldüTevfik Elçioğlu, 15/09/2006- "Geleceğin belirsizliğinden korkup kendisi ve doğacak çocuğu için endişelenerek onun kitaplarında umut arayan pek çok kadın Fallaci'yi kaybetti, tıpkı doğmamış çocuğun yaratıcısını kaybettiği gibi....

Seçme yazılarr 2

GRAFİK SAATİNDEN
Sevgi Barış Özgürlük Trenine Bedava Bilet. YOK MU ALAN?
Figen Füsun Pehlivan, Grafik Saati, İstanbul, 10/09/2006-
Bir çoğumuz, kendi ufak dünyalarımızda kralı oynuyoruz ve “Ah şu dünyayı ben yönetsem” derdine düşmüşüz. Peki ama kardeşim Yok mu Kendini Değiştiren, Yok mu Kendi Kişiliğini Kurtaran?
------------------------------------------------
Kötü Beslen, Hızlı Yaşa, Geç Öl.
Şaka Değil Gerçek... Uzun Yaşam Sırları İçin Lütfen Tıklayınız.
--------------------------------------------------------------------------
GRAFİK SAATİNDEN-LÜBNAN, İSRAİL VE 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ ETKİNLİKLERİ
Tevfik Elçioğlu, Grafik Saati
01/09/2006,İstanbul- 1 Eylül; II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından tüm Dünyada “Dünya BARIŞ Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1 Eylül tarihi dünyanın bugüne kadar yaşadığı en vahşi savaşın yani 2. Dünya savaşının başlangıç tarihi. O günlerde yaşanan vahşetin ve trajedinin bütün insanlığa ders olması için Birleşmiş Milletler; 1 Eylül’ü dünya Barış Günü olarak ilan etti.
Bugün ise, 1 Eylül'ü Dünya Barış Günü ilan eden Birleşmiş Milletler; Lübnan’a barış gücü göndermeye hazırlanıyor...

.........................................................................

GRAFİK SAATİNDEN- 30 Ağustos Zafer Bayramının Düşündürdükleri ve Gündem
Belgin Elçioğlu-Grafik Saati
30/08/2006-İstanbul- Her milli bayramda olduğu gibi, bugün de televizyonlarda; etkileyici görüntüler eşliğinde şiirsel metinler okundu, gazetelerde; makaleler yazıldı, tören alanlarında; etkileyici konuşmalar yapıldı. Hepimiz duygulandık, gururlandık ve o günleri bir kez daha hissettik... Lübnan’a asker gönderilmesi konusu da, gündemde olan konulardan biri. Bu konu “Kale arkasından maç seyretmek.

"LÜBNAN'A ASKER GÖNDERMEYELİM"
Grafik Saati, 28/08/2006- Daha önce "BarışaRock" haberlerinde Menmet Ali Alabora'nın konuşmaları içinde de bahsi geçen ve Beşiktaş'ta yapılacağı belirtilen etkinliğin yeri değişmiş. Grafik saati olarak, haberin devamı olarak, etkinliğin yeni adresini ve saatini aktarıyoruz. Küresel Barış ve Adalet K. ve Barışa Rock organizasyonundan aldığımız bilgiyi siz okuyucularımıza aynen aktarıyoruz.
Grafik Saati

"LÜBNAN'A ASKER GÖNDERMEYELİM" barış için mumlarımızı alalım meydanlarda buluşalım barışseverleri bekliyoruz. Daha önce Beşiktaş'ta yapılacağı duyurulmuş bulunan 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinliği saat 19.00'da Galatasaray Meydanına alınmıştır. Önemle bilginize sunulur. 0535 - 738 29 44 Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu

BARIŞAROCK FESTİVALİNİN ARDINDAN

Bir İzleyici Gözüyle BarışaRock ve Cumartesi Notları…
Figen Füsun PEHLİVAN, Grafik Saati
İstanbul-27/08/2006 Sıcak bir cumartesi günü konsere gidiyoruz. Şoför aynı soruyu duymaktan usanmış; herkes Mehmet Akif Piknik alanını soruyor.

Alana girince etrafı inceliyorum. Kocaman ağaçların arasında bir sürü küçük çadır, kıvırcık uzun saçlı delikanlılar,ateş kızılı saçlı kızlar … Kısaca, müzik, gençler ve her zaman genç kalanlar burada toplanmış...


Yazının Devamı İçin Lütfen Tıklayınız

Ülkemizden Bir Grafikerin Portresi

Türk Grafikerlerinden
Bir Grafikerin Portresi
Tevfik Elçioğlu
İstanbul doğumlu olan Tevfik Elçioğlu çocukluk yıllarından beri müzik ve görsel sanatlarla ilgileniyor. 1988’de Belgin Elçioğlu (Demirer) ile beraber Blues Sister isimli rock grubunu kuran Tevfik Elçioğlu; 1996 yılında, grubuyla Ne Arıyorsun isimli ilk albümünü yaptı. Daha sonra, 1984 yılında başlayıp ara verdiği gazetecilik ve grafikerlik görevine geri dönen Tevfik Elçioğlu; Yönetmen, Görsel Yönetmen, Grafiker, Kurgucu ve haberci olarak çalıştı.

Pink Floyd'un kurucularından Syd Barrett'in ölümünün ardından The Rock Bank için Hazırladığı Grafik



Grafik Tasarım: Tevfik Elçioğlu



Soruyorum...
SORUYORUM- Bir TV Proğramı... 2006 başlarında Ulusal Kanal ekranlarından izleyiciye ulaşan "Soruyorum" isimli haber programın ilk Logosu bu idi..

Bu Logo, "Rumelifeneri"ndeki kaçak yapılaşmanın ele alındığı ilk bölümde kullanıldı. Bu bölümün kadrosu şu şekilde oluşmuştu...

Hüseyin Çelebi: Yapım
Tevfik Eçioğlu: Yönetmen, Sanat Yönetmeni, Kurgu, Ses Kayıt ve Metin Yazarı
Oğuzhan Yılmaz: Kamera, Metin Yazarı ve Ulaştırma
Grafik Tasarım: Tevfik Elçioğlu

PAPA
Papa'nın Türkiye'ye yönelik sözlerinin ardından Ulusal Kanal için hazırladığı grafik



Grafik Tasarım: Tevfik Elçioğlu


Muhabir... Bir Dönemin Haber Dergisi




2004 yılından; bir haber dergisinin ait kapak tasarımı...



Grafik ve Sayfa Tasarımı: Tevfik Elçioğlu



Belgin Şarkı Söylüyor Sapkasıyla-Belgin & Blues Sister

Ülkemizden Bir Grafikerin Portresi-Çalışmalarından Örnekler
Tevfik Elçioğlu bu çalışmasında, Blues Sister grubunun vokalisti Belgin Elçioğlu (Demirer)'i resmetti . Pop Art ekolünde hazırlanmış olan bu resim; Kuşadası'ndaki bir dinletinin fotoğrafından yapıldı...


Belgin şarkı söylüyor; sapkasıyla... "Belgin Singing a Song With a Hat"
Grafik: Tevfik Elçioğlu 2006

Dekor Gençlik Cephesi


Orjinal boyut: 1,5x2,5 metre, blue mask
Grafik Tasarım: Tevfik Elçioğlu

Ulusal Kanal'da yayınlanan Gençlik Cephesi isimli programın dekoru Tevfik Elçioğlu tarafından yapılmıştı...

Çanakkale Şehitlikler Gezisi


Ulusal gönüllüleri tarafından organize edilen "Çanakkale Şehitlikler Gezisi" kapsamında yapılmış bir afis. Afişin ilk hali Çağlar Çalışlar, Zaide Öztürk tarafından düzenlendi. Daha sonra Tevfik Elçioğlu tarafından son haline getirildi...


Çanakkale Şehitlikler Gezisi 2005
Grafik Tasarım: Çağlar Çalışlar& Tevfik Elçioğlu



Komik bir animasyon, kısa film...
Mizahı ve karikatürü çok seven!!! Danimarka başbakanının mizahi filminden animasyon kareleri. O bu filmde; kimi zaman kadın kılığına girmiş bir g.., kimi zamansa Adolf Hitl.. oluyor. Ama incitmeden!!!

Danimarka başbakanı Rassmussen; 2005-2006 yıllarında dünyanın gündemine oturmuştu; Önce Danimarka'dan yayın yapan bir televizyon kanalının yayınlarıyla ilgili olarak tartışma yarattı daha sonra da (bir dinin mensuplarını inciten) karikatür kriziyle gündeme geldi...Tevfik Elçioğlu o dönemde, Rassmussen'in 1001 yüzü isimli mizahi bir film ile konuyu ele almış ve o filmde her insanın hassasiyet noktalarının farklı olabileceğini vurgulamıştı... Rassmussen'in binbir yüzü isimli kısa filmden bir kare...
Yönetmen, Kurgu ve Grafik: Tevfik Elçioğlu

Nedircikler Hareketi
1983 yılında yapılmış bir karikatür... Tevfik Elçioğlu bu karikatürü, 80'li yılların başında Aptulika, Kemal Urgenç, Sefer Selvi gibi karikatüristlerin bir araya gelmesiyle olusan, sanatsal bir hareketin (Nedircikler Hareketinin) içinde çizdi.

Bu karikatürde dönemin sartları içinde bunalmış bir öğrencinin durumu anlatılıyor. Söylediği sarkı 80'li yılların gözde şarkılarından biri... Kara tahta, siyah önlük ve okul çantasıysa devrin karanlığını simgeliyor...
(Karardı- Tevfik Elçioğlu 1983)

Diğer Örnekler


















IRAK











TEVFİK ELÇİOĞLU

Ayın Ressamı

Edvard MUNCH (1863 - 1944)

Edvard Munch, 1863 yılında Norveç’te dünyaya geldi. Beş yaşındayken, annesi veremden öldü.

Beş kardeşiyle beraber zor günler yaşadı. 1877’de Munch ablası Sophie de veremden ölen Munch’u bu iki olay çok etkiledi ve resim tekniğine etki yaptı.

Edvard Munch, 1880’de resim sanatına yöneldi. Oslo’da akademiye devam etti. Altı arkadaşıyla beraber bir atölye kiraladı.

1885 yılında ağır eleştiriler alan kızkardeşi Inger’in portresini 1886’daysa daha da ağır eleştiriler alan Hasta Çocuk adlı çalışmasını sergiledi.

Her iki tabloda da, kız kardeşi Sophie’nin hayat mücadelesini anlatıyordu ve hem resim üslubu hem de olayın dramatik yapısı nedeniyle eleştirilmişti. Bu resimler yarım bırakılmış gibi fırça lekeleri ve akıtmalarla oluşturmuştu. Eleştirilen bu üslup Munch tarafından, konunun dramatik etkisini arttırabilmek amacıyla özellikle kullanılıyordu ve yarım kalan bir hayatı simgeliyordu.

Munch hayatı boyunca bu stili hiç terk etmedi.

110 resimden oluşan ilk kişisel resim sergisini, 23 yaşındayken, Oslo’da açtı. Aynı yıl devlet bursuyla, Paris’e gitti ve Léon Bonnat’ın sanat okuluna girdi.

“Oslo Fiyordu Üzerinde Ay Işığı” adlı manzara resmini, Paris’e geldikten kısa bir süre sonra çizdi. Burada renk anlayışını belirgin bir şekilde değiştirdi. Resim yüzeyindeki doku arayışları ve figürlerdeki yalınlaşmanın ardından, renk kullanımı da bir ifade tarzı olarak paletine yansıdı.

1891 yılında Nice’de, Hayat Frizi adlı bir seri resimler üzerinde çalıştı. 1892 yılında Berlin’de açtığı kişisel sergi, basının ve halkın büyük tepkisini çekti ve kapatıldı.
Munch’un Hayat Frizi çalışmaları üzerine yoğunlaştığı bu döneminde gerçekleştirdiği “Ses”; sanat tarihinin başyapıtlarından birinin yani “Çığlık”ın ayak sesleriydi.
Çığlık, hastalık ve ölümlerle kuşatılmış, duyarlı bir iç yapının, adeta patlama halindeki bir dışavurumudur, atılamamış bir çığlıktır. Kazancakis’in “Bağırmak istedim; bunun beni hafifleteceğini biliyordum, ama utandım.”ifadesi tam da Munch’un atılamamış çığlığına denk düşer.(*)

Munch, 1894’de Kadının Üç Durumu ve Madonna gibi resimlerinin de içinde bulunduğu Hayat Frizi çalışmalarına devam etti. Madonna, doğum ve ölüm kavramlarını ele aldığı önemli eserlerinden biri oldu.


Bu dönemde çizdiği “Ölü Anne ve Çocuk”ta, annenin cansız bedenini, neredeyse bir çizim taslağı olarak bırakıldı Bu resimde Çığlık’taki figür gibi; başını ellerinin arasına almış ve yardım dileyen bir figür dikkat çekiyordu.

Munch, 1930 yılında geçirdiği bir göz rahatsızlığı nedeniyle çalışmalarını yavaşlattı.

1937’de Nazi yönetimi, Munch’un Alman müzelerindeki çalışmalarından 82’sini ‘yoz sanat’ diye sattı.

Bugün Munch; başta dışavurumcular olmak üzere pek çok 20.yüzyıl sanatçısını derinden etkilemiştir ve (*)onun “Çığlık”ı, her bireyin atılmamış çığlığı olarak, boşlukta dalgalanmaya devam etmektedir.(**)

Resim1: (Hasta Çocuk), Resim2: (Ölüm Döşeğinde bir Hasta Odası), Rezim3: (Annenin Ölümü), Resim4: Yakılmış bir cesedin Külleri, Resim5: Çığlık 4- scream

Resimlerinden Örnekler
(Paris sonrası değişen renk anlayışına 2 örnek) Köprüde 3 kız





Ressam: Edvard Munch
Hazırlayan: Tevfik Elçioğlu

Ayın Mizah Haberi

Amerika Sulara Gömüldü (YENİ) Tıklayınız

Bir Maganda Kurşunu Uğruna Bir Ülke Gitti... ..(Mizahi Haber)
Tevfik Elçioğlu Grafik Saati
İstanbul 20 Eylül 2006- Amerika Birleşik Devletleri bir magandanın silahından çıkan kurşunla sallandı. ABD’den geriye kalan %20’lik kara parçasındaki bütün elektrik hatları koptu, sular kesik ve halkı salgın hastalık korkusu sardı. DEVAMI

Türk Televizyonlarında CANLI YAYIN KAZALARI 2

GrafikSaati.BlogSpot.com
2/09/2006, İstanbul- Müslüm Gürses filminden bir sahne;
Müslüm Gürses kadını kollarından tutmuş sarsa sarsa sormaktadır;
Müslüm: Seviyor musun?
Kadın: Hayır!!
Müslüm: Seviyor musun?!!!!
Kadın: Hayırrr!!!!!!
Müslüm: Seviyor muusuunnnnn!!!!!!!!
Kadın: Eveett!!
Müslüm: Yalannnnn!!! (deyip kadına bir tokat atmıştır)

Grafik: Tevfik Elçioğlu, Haber: Medyatava.net adresinden alınmıştır

-----------------------------------
Haftanın Mizah Haberi 1
Türk Televizyonlarında CANLI YAYIN KAZALARI 1
'Seda SAYAN' elleri belinde, program sunuyor. O sırada bir canlı yayın bağlantısı gerçekleşiyor ve olan oluyor...

Seda SAYAN: AAloooğğğ kiminle görüşüyoruz ?
Telefon Konuğu: Ben Mustafa
Seda SAYAN: Naber lan Mustafa ? Nerden arıyosun bizi Mustafa ?
Telefon Konuğu: Şişli'den.
Seda SAYAN: Ne iş yapıyon lan Mustafa?
Telefon Konuğu: Belediye başkanıyım... (Şişli Belediye Bşk; Mustafa SARIGÜL)

(*): Bu olay 29/9/2003 tarihinde "Kanal D" ekranınlarında gerçekleşmiştir...
Haber: Medyatava.net
Grafik Tasarım: Tevfik Elçioğlu

Efsane Gitarist Santana; Bush'a Savaş Açtı...

GİTARIN KRALI SANTANA, BUSH’UN IRAK POLİTİKASINA SAVAŞ AÇTI

Meksika asıllı gitar ustası “Carlos Santana”, Peru’nun başkenti Lima’da, Irak savaşını ve ABD Başkanı George W. Bush’u ağır bir dille eleştirdi.....

Konser için Lima’da bulunan sanatçı, “tüfek dipçiklerini çiçekle değiştirebilmeliyiz” dedi ve “notalarının kurşunlardan daha değerli” olduğunu söyledi.
Haber ve Grafik Tasarım: Tevfik Elçioğlu

Buena Vista'nın Vokalisti de Öldü...

Buena Vista Müzik Grubunun Vokalisti “PİO LEYVA” ÖLDÜ
Küba müziğini dünyaya sevdiren Buena Vista Social Club grubunun uluslararası üne sahip vokalisti Pio Leyva, 88 yaşında kalp krizinden öldü. (23 Mart 2006 Saat: 19.35)
Grubun diğer önemli üyelerinden Compay Segundo, Ruben Gonzalez ve İbrahim Ferrer ...
Haber ve Grafik Tasarım: Tevfik Elçioğlu

Grafik Tasarım ve Haber: Tevfik Elçioğlu

Haftanın Ressamları Serisi



Haftanın Ressamı -3-


Edvard MUNCH (1863 - 1944)
Edvard Munch, 1863 yılında Norveç’te dünyaya geldi. Beş yaşındayken, annesi veremden öldü.
Beş kardeşiyle beraber zor günler yaşadı. 1877’de Munch ablası Sophie de veremden ölen Munch’u bu iki olay çok etkiledi ve resim tekniğine etki yaptı.
Edvard Munch, 1880’de resim sanatına yöneldi. Oslo’da akademiye devam etti. Altı arkadaşıyla beraber bir atölye kiraladı.
1885 yılında ağır eleştiriler alan kızkardeşi Inger’in portresini 1886’daysa daha da ağır eleştiriler alan Hasta Çocuk adlı çalışmasını sergiledi.
Her iki tabloda da, kız kardeşi Sophie’nin hayat mücadelesini anlatıyordu ve hem resim üslubu hem de olayın dramatik yapısı nedeniyle eleştirilmişti. Bu resimler yarım bırakılmış gibi fırça lekeleri ve akıtmalarla oluşturmuştu. Eleştirilen bu üslup Munch tarafından, konunun dramatik etkisini arttırabilmek amacıyla özellikle kullanılıyordu ve yarım kalan bir hayatı simgeliyordu. Munch hayatı boyunca bu stili hiç terk etmedi.
110 resimden oluşan ilk kişisel resim sergisini, 23 yaşındayken, Oslo’da açtı. Aynı yıl devlet bursuyla, Paris’e gitti ve Léon Bonnat’ın sanat okuluna girdi.
“Oslo Fiyordu Üzerinde Ay Işığı” adlı manzara resmini, Paris’e geldikten kısa bir süre sonra çizdi. Burada renk anlayışını belirgin bir şekilde değiştirdi. Resim yüzeyindeki doku arayışları ve figürlerdeki yalınlaşmanın ardından, renk kullanımı da bir ifade tarzı olarak paletine yansıdı.
1891 yılında Nice’de, Hayat Frizi adlı bir seri resimler üzerinde çalıştı. 1892 yılında Berlin’de açtığı kişisel sergi, basının ve halkın büyük tepkisini çekti ve kapatıldı.

Munch’un Hayat Frizi çalışmaları üzerine yoğunlaştığı bu
döneminde gerçekleştirdiği “Ses”; sanat tarihinin başyapıtlarından birinin yani “Çığlık”ın ayak sesleriydi.
Çığlık, hastalık ve ölümlerle kuşatılmış, duyarlı bir iç yapının, adeta patlama halindeki bir
dışavurumudur, atılamamış bir çığlıktır. Kazancakis’in “Bağırmak istedim; bunun beni hafifleteceğini biliyordum, ama utandım.”ifadesi tam da Munch’un atılamamış çığlığına denk düşer.(*)
Munch, 1894’de Kadının Üç Durumu ve Madonna gibi resimlerinin de içinde bulunduğu Hayat Frizi çalışmalarına devam etti. Madonna, doğum ve ölüm kavramlarını ele aldığı önemli eserlerinden biri oldu.

Bu dönemde çizdiği “Ölü Anne ve Çocuk”ta, annenin cansız bedenini, neredeyse bir çizim taslağı olarak bırakıldı Bu resimde Çığlık’taki figür gibi; başını ellerinin arasına almış ve yardım dileyen bir figür dikkat çekiyordu.
Munch, 1930 yılında geçirdiği bir göz rahatsızlığı nedeniyle çalışmalarını yavaşlattı.
1937’de Nazi yönetimi, Munch’un Alman müzelerindeki çalışmalarından 82’sini ‘yoz sanat’ diye sattı.
Bugün Munch; başta dışavurumcular olmak üzere pek çok 20.yüzyıl sanatçısını derinden etkilemiştir ve (*)onun “Çığlık”ı, her bireyin atılmamış çığlığı olarak, boşlukta dalgalanmaya devam etmektedir.(**)
Hazırlayan ve yazan: Tevfik Elçioğlu
(*),(**):Dr. Mehmet Üstünipek,
Kaynak: Munch, Taschen
Resim1: (Hasta Çocuk)
Resim2: (Ölüm Döşeğinde bir Hasta Odası)
Rezim3: (Annenin Ölümü)
Resim4: Yakılmış bir cesedin Külleri
Resim5: Çığlık 4- scream 4

Resimlerinden Örnekler
(Paris sonrası değişen renk anlayışına 3 örnek) Köprüde 3 kız, Friedrich Nietzsche ve Madonna,































Ressam: Edvard MunchHazırlayan: Tevfik Elçioğlu




Haftanın Ressamı -2-

..................GABRIELE MÜNTER.......................
20 Yaşında Bir Sanat Hayranı; "Kadınlar da sanat okuyabilmeli..."

Tevfik Elçioğlu, GrafikSaati.BlogSpot.com,
Ağustos 2006 ,İstanbul-Gabriele Münter resim yapmaya gabriele münterDusseldorf - Ladies School of Art'da başladı. 20’li yaşlarının
başlarındaydı ve sanat öğretmeni olmak istiyordu, 1901'de Amerika'dan Münih'e taşındı. O dönemde devlet okullarına kadınların alınmaması nedeniyle erkek ve kadınlara eşit davranılan ve yeni açılan Phalanx okuluna katıldı. Kandinsky’nin öğrencisi oldu.

Kandinsky, Matisse ve Picasso İle Ayrılan Yollar
Kandinsky, Matisse ve Picasso'dan ayrıldı; kendi yolunda yürüdü.
1908’de Kandinsky ile beraber form ve perspektifin önemini azaltan yönelimler denedi. Ürünlerinde kalın renk bölgeleri giderek yaygınlaşıyordu. Gabriella Münter; sonraki yıllarda çalışma arkadaşlarının soyuta yolculuğuna katılmadı ve kendi tarzını oluşturdu.

Münter'in Stili
Münter'in resim stili, buzlu camdan görünen, siyah sınır çizgileriyle belirginleştirilmiş renk alanları ve küçük perspektif ipuçları ile şekillendi. Öğretmeni ve yakın çalışma arkadaşı Kandinsky ise Münter’le yollarını ayırarak Blaue Reiter (Mavi Binici) akımını oluşturdu, Matisse, Picasso, Delauney ve Klee gibi ünlü ressamlara önderlik etti ve onlarla yoluna devam etti.

Gabriele Münter; 1962 yılında öldüğünde, resim sanatına damgasını vuran, kadın ressamların en önünde yer alıyordu.

Araştırma ve metin: Tevfik Elçioğlu

Gabriele Münter'in Eserlerinden Örnekler
munter


Villas on the Hill, c. 1911


Country House, 1908





Lindenburg, 1908
Ressam: Gabriele Münter
Hazırlayan: Tevfik Elçioğlu

-----------------------------------------------

Haftanın Ressamı 1
.............ANDY WARHOL 1. Bölüm...................
Herkes 15'er dakikalığına ünlü olacak
Tevfik Elçioğlu, GrafikSaati.BlogSpot.com, Ağustos 2006 ,İstanbul- "Öyle bir gün gelecek ki, herkes 15'er dakikalığına ünlü olacak." Bu söz çağımızın ünlü ressamı Andy Warhol'a ait. Andy Warhol günümüz kapitalizmini, BBG evlerini, pop star yarışmalarını, günübirlik yıldızları, gelinleri, kaynanaları ve hatta mahalle kavgalarıyla ülke gündemini işgal edebilenleri, daha o günlerden tahmin etmiş.

A Set of Six Self-Portraits, 1967 Art Print by Andy Warhol

Bilemediği bir şey varsa o da; insanların 15 dakikanın sonunda, sudan çıkmış balık gibi hissedecekleri olmuş.


68 gençlik hareketinin sanatsal temellerini kuran ressamlardan biri olarak; Warhol



Andy Warhol; kapitalizmi ve kültürel yozlaşmayı eleştirmiş, 68 gençlik hareketinin sanatsal temellerini oluşturmuş ressamlardan biri belki de en önemlisi.
Pop Art - Andy Warhol  - Che Guevara, RevolutionPop Art - Andy Warhol - Che Guevara, Montage
Asağıdaki resimler, onun resimlerinin ufak bir bölümü... Farklı bir tür. Genellikle geleneksel sınıflandırmalara yeni yeni dahil ediliyor. Stilin adı Pop Art. Kurucusunun adı; Andy Warhol.
Warhol; 1928 yılında doğdu ve 1987'de öldü. Marilyn Monroe, Mao, Che Guevara, Liz Taylor, Coca Cola gibi imgeler onun paletinde renk buldu.

Araştırma ve Metin: Tevfik Elçioğlu

----------------------------------------------
Andy Warhol 1928-1987 Eserlerinden Örnekler
O meşhur tablo. Bir dönemin efsane film yıldızının resmi; Marilyn. Warhol "Marilyn Monroe"ya ve oyunculuğuna hayrandı; onun kapitalizmin dişlileri içinde yitirilmiş bir değer olduğunu düşünüyordu.

Yan taraftaysa Queen Beatrix... Andy Warhol; Hollanda kraliçesi Beatrix'i hiç sevmezdi. Onun ilk bakışta etkileyici olan görüntüsünün ardında, dondurucu bir soğukluk ve küçümseme olduğunu iddia ederdi. Onu şarhoş eden ancak zehirli bir saraba benzetir, sınıf ayrımının dehset verici sahte güzelliğinin (çirkinliğinin) bir simgesi olarak görürdü... Bu kibir ve çirkinliğin de gözlerinin derinlerinde okunduğunu söylerdi...

Marilyn....................................................Queen Beatrix
Shot Blue Marilyn, 1964 Art Print by Andy Warhol






Cow.................... ($)........................Mickey Mouse
Dollar Sign, 1981 Art Print by Andy WarholMickey Mouse Art Print by Andy Warhol
Pine Barrens Tree Frog Art Print by Andy WarholBirth of Venus Art Print by Andy Warhol
Ingrid With Hat
Ingrid with Hat Art Print by Andy Warhol
Ressam: Andy WARHOL
Hazırlayan: Tevfik Elçioğlu

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...